Untitled Document

Untitled Document
 
:: ÖZGÜR ÜNİVERSİTE    FORUMU
 
Sayı 31
Ekolojik Felaket
 
 
:: DUYURU
 

 

 

ÖZGÜR ÜNİVERSİTE İSTANBUL 2008 GÜZ SEMİNERLERİ

 

Tarih: 7 Haziran Cumartesi – 15.00
Yer: İstanbul Özgür Üniversite


 
GÜNCEL YAZILAR

Popüler Kültür Tüketim Kölesini ("ATA"sını) Kurban Etti
Deniz Özyakışır

Popüler kültür, kapitalizmin kendisini tüketim temelinde yaşattığı ve sömürü mantığı çerçevesinde hareket edip kendisini pazarlamasıyla varlığını meşrulaştırdığı bakir bir egemenlik ve mücadele alanıdır. Liberal kapitalizmin işleyiş mantığına göre sermayeye faydalı olduğu ölçüde her şey popüler kültüre dönüştürülebilir ve dönüştürülmelidir. Toplumların gelenek, görenek ve aidiyetlerinden beslenen halk kültürleri, bu anlamda sermaye tarafından dönüşüme uğratıldı ve tüketim yoluyla önce sömürülüp yozlaştırıldı, sonra da marjinalleştirildi. Çünkü kapitalist uygarlığın bundan sonra yalnız tüketicilere ihtiyacı vardı ve bu anlamda kapitalizmin öz çocuğu modernite, maçı kazanmış gibiydi.
Mevcut haliyle postmodernizm söylemini dillendirerek kendini demokratik olarak sunmaya çalışan popüler kültür, bu yolla müzik, sanat, spor, edebiyat, ekonomi vs. alanlarda kendini rahatlıkla pazarlayabiliyor. Kaynağını küreselleşmenin itici gücünden alan tüketim çılgınlığı, insan ile meta arasındaki farkı kaldırıp yoluna bu temelde hızla devam ediyor.

Bu bağlamda popüler kültür, tüketim fetişizmiyle insanın zihnini bulandırıp onu istediği kalıba sokabiliyor ve söz konusu "insan"dan, kendi isteği ve mantığı doğrultusunda her şeyi yaratabiliyor. Popüler kültürün yarattığı insan; zihni işgal edilmiş, düşünceden yoksun ve şöhret uğruna insan olmanın temel değerlerini bile ikinci plana atabilen bir "tüketim kölesidir". Bireyi egemenlik alanına hapseden bu kültür, önce onu dönüştürüp biçimlendiriyor, sonra da onun üzerinden kitleleri etkileyip bir anlamda insanlık karşısındaki zaferini ilan ediyor. Bir grup insanın odalara konulup gözetlenmesi, seçilmesi, elenmesi ve ağlaması bu anlamda söz konusu duruma örnek teşkil ediyor.

Ülkemiz özelinde baktığımızda, yaratılan Bayhanlar, Canerler, Tülinler ve Semra Hanımlar bu anlamda, popüler kültürün tüketim köleleri olarak değerlendirilebilir. "Geçici olmak" popüler kültürün en büyük özelliklerinden biridir ve bu nedenle kullanılan bireylerin yerini bir süre sonra başkaları almalıdır. Tam da bu noktada şöyle bir formül karşımıza çıkar; “içeri al, biçimlendir, kullan ve at. Geçtiğimiz aylarda gündemden düşmeyen Caner artık yerini Semra denen  reyting makinesine bıraktı o da başka birine bırakacak.

Son yıllarda gündemi meşgul eden "Gelinim Olur musun?" ve "Benimle Evlenir misin?" gibi bir grup kadın ve erkeğin odalara konulup TV aracılığıyla -haberler ve sabah programları da dahil olmak üzere- izletildiği programlara duyulan toplumsal ilgi ve duyarlılık, popüler kültürün kölesi olmak isteyenlerin sayısının aslında çok daha fazla olduğunu gösteriyor. Bu da yaşanan çürümüşlüğün boyutunu ve toplumsal sorunlardaki duyarsızlığın geldiği noktayı açıkça belli ediyor. Kalitesizleştirme eksenindeki bu tür programların aldığı reytingler de maalesef bunu ispatlıyor. Yarışmacıların birbirlerini azarlamaları, iftiralar, küfürler ve koca koca insanların bebekler gibi ağlamaları toplumdaki hoşgörüsüzlüğün, tahammülsüzlüğün, yozlaşmanın ve niteliksizleşmenin vardığı boyutları göstermesi açısından hayli düşündürücüdür. Tam da bu noktada kadın kavramının içi boşaltıldı ve mevcut bozukluklar temelinde yeniden dolduruldu. Semra Hanım gibi popüler bir malzeme bu ülkenin kadın gerçekliğini asla yansıtmıyor, tam tersine mevcut sorunlar ışığındaki kadın olgusunun üstünü örtüyor.

Öte yandan kapitalizmin son yıllardaki renkli ve bir o kadar da etkili bir piyasası olan televizyonlar, tüketim ekseninde insan ve meta farkı gözetmeksizin yoluna devam ederken, bu tür bireylerin (kölelerin) ve programların maalesef uzun bir süre daha gündeme geleceğini söyleyebiliriz.

Yukarıdaki çözümlemelerimde “içeri al-biçimlendir-kullan ve at” şeklinde formüle ettiğim durum popüler kültür ATA’sının (!) ölüm pratiğiyle bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. Yaşanan ölümün öznesi olan kişi, süreç itibariyle popüler kültüre verilen ilk kurban olması açısından hayli düşündürücüdür. Mevcut sürecin acı pratiği olan ölüm, aslında yukarıdaki formülün “kullan ve at” kısmının Ata üzerinden kendini ilk kez gerçekleştirmesidir.  Bu acı pratik, özellikle son yıllarda popüler kültür temelinde şekillenen toplumsal yapımız ve etik değerlerimizin yozlaşması adına önemli bir noktadır. Bu noktadan hareketle insani değerlerin tüketime kurban edilmesine paralel olarak “insanın” bizzat kendiside maalesef bu sürecin kurbanı olabilmektedir. İşte Ata’nın ölümünü bu şekilde okumak ve anlamlandırmak gerekir. Dolayısıyla bir zamanlar TV ekranlarında kendilerini değil de onlara biçilen rolü oynayan bireyler nasıl kullanıldıklarını ve işlevleri bitince bir anda ekrandan nasıl tasfiye edildiklerini görmeli ve buna göre hareket etmelidirler.

Popüler kültürün tüketim kölesi olarak nitelendirdiğim bazı insanların bu şekilde kullanılıp atılması elbetteki insan onuru açısından düşündürücü ve acı verici bir durumdur. Tamda bu noktada şu sorular sorulmalıdır: Ata’nın katili kim? Alkol mü yoksa onu kullanıp bir köşeye atan bu popüler zihniyet mi? Yada geride, kullanılıp atılmış olan kaç tane Ata daha var? Bu soruların mantık çerçevesinde cevaplandırılması yaşanan sürecin mantığını da göstermesi açısından hayli anlamlıdır.

Öte yandan temel kurgusunu ve dinamiğini kişilerin popülerleşmesinden alan Popüler kültürü eleştirirken aslında medya etiğide tartışmaya açılmalıdır. Kendi kurbanının ölüsünü veya ölümünü bile kullanmaktan çekinmeyen medya, büyük puntolarla “Ata’mız öldü” derken aslında ikame edilebilen ama yinede önemli bir güç kaynağını kaybettiğini itiraf etmektedir. Ayrıca gerçek sanatçılarını ve bilim adamlarını ancak öldükten sonra hatırlayabilen bir toplumda medyanın böyle bir zihniyetle hareket ederek sanal kahramanlar yaratıp öldürmesi toplumsal değerlerin de istismar edilmesine hizmet etmektedir. Ata’nın cenazesini Türk bayrağıyla örten zihniyet bu anlamda etkin bir hizmetçi rolü oynamıştır. Ayrıca Semra denen popüler özne/anne, büyük bir aymazlıkla ben vatana hayırlı bir evlat yetiştirdim” ve ben asker kızıyım, oğlum şehit olmuştur” diyebiliyor. Böylesi bir popüler ve klişeleşmiş şehit söylemiyle oğlunu nitelendiren anne, söz konusu oğlunun kimler tarafından şehit edildiğini dile getirmekten özenle kaçınıyor. Çünkü ekrandaki misyonunu tamamlamış biri olarak kendiside biliyor ki tüketim eksenli bu sistemde insanlar aldıklarının bedelini çok ağır ödemek zorundadırlar. Bu bedel; alkol komasından ölü bulunmak, uyuşturucu müptelası olmak, kartonların üzerinde yatmak, sahte yaşam tarzları, gerçek kişiliğini yok etmek, etik değerlerini örselemek, otel odalarında kimsesiz kalmak, tamamen unutulmak ve en nihayetinde yok olup gitmektir. Bu yok oluş, ülkemizde çoğu kez sessiz sedasız yaşanırken Ata, bu yönüyle diğerlerinden şanslıdır; çünkü ölümü çok ses getirmiştir. Öyle ki cenazesine 5 binden fazla kişi katılmıştır.

Umarım bu acı tablo toplumsal bir ders şeklinde algılanır ve insanlar popüler kültürün kölesi olmaktan sıyrılarak insani değerleri referans alan bir yaşam tarzı benimserler. Böylesi bir yaşam tarzının oluşması ümidiyle….

 

 

 

* Master öğrencisi,  dozyakisir@hotmail.com    

 


sayfa başına dön

 

 

 

 

 

Untitled Document

YENİ YAYINLAR

Sefaletin Yoksulluğu Kovduğu Bir Dünya


Sayfa: 348
Fiyatı: 16 TL

Resmi Tarih Tartışmaları 7


Sayfa: 278
Fiyatı: 14 TL

SEVR BİR ÖCÜ MASALI


Sayfa: 219
Fiyatı: 12 TL

: RESMİ TARİH TARTIŞMALARI 6


Sayfa: 451
Fiyatı: 22 TL

:Seçilmiş Yazılar 2

Gıda yardımı alan bir kadın
Seçilmiş Yazılar 2
Sayfa: 336
Fiyatı: 15 TL

: Ekonomik Kurumlar ve Kavramlar Sözlüğü


Sayfa: 1449
Fiyatı: 47 TL

: RESMİ TARİH TARTIŞMALARI 5


Sayfa: 198
Fiyatı: 12 TL

:Sevr'den Lozan'a Kürt Sorunu ve Kemalist Hareket


Sayfa: 462
Fiyatı: 22 TL

:: Marksist Ekonomi El Kitabı


Sayfa: 685
Fiyatı: 27,50 TL

: Köylü ve İşçi Mücadeleleri


Sayfa: 411
Fiyatı: 22 TL

: KALKINMA SÖZLÜĞÜ
Sayfa: 494
Fiyatı: 25 TL

: RESMİ TARİH TARTIŞMALARI 3


Sayfa: 373
Fiyatı: 16 TL

:: RESMİ TARİH TARTIŞMALARI 4


Sayfa: 233
Fiyatı: 14 TL

:: ULUSALCILIK

Sayfa: 180
Fiyatı: 10 TL

:: RESMİ İDEOLOJİ SÖZLÜĞÜ
Sayfa: 728
Fiyatı: 30 TL

:: REEL ATATÜRKÇÜLÜK
Sayfa: 288
Fiyatı: 12 TL


::KAVRAM SÖZLÜĞÜ II


Sayfa: 642
Fiyatı: 30 TL
 

 



Mail Grubumuza Üye Olun

Lütfen e-mail adresinizi giriniz...


Untitled Document
 
Merkez: Menekse Sokak 16/8 Kizilay-ANKARA
Tel: (0 312) 418 32 41 - Faks: (0 312) 418 32 87 e-mail:ozguruniversite@ozguruniversite.org
Istanbul Sube: Kumbaraci Yokusu 57/3 Tünel- Beyoglu
Tel: (0 212) 243 54 81 - Faks: (0 212) 249 12 92 e- mail:istanbul@ozguruniversite.org


 
2006
Başlangıç Tarihi: 17 Şubat 2003