Untitled Document

Untitled Document
 
:: ÖZGÜR ÜNİVERSİTE    FORUMU
 
Sayı 31
Ekolojik Felaket
 
 
:: DUYURU
 

 

 

ÖZGÜR ÜNİVERSİTE

2010 BAHAR DÖNEMİ SEMİNERLERİ BAŞLIYOR….

Açılış Semineri
" KALKINMA DİYE BİR ŞEY VAR MI? “

Konuşmacı:

FİKRET BAŞKAYA

Dinleti:
Deyişler Nefesler Topluluğu

Programın Tamamı İçin Bak

Tarih:
20 Mart Cumartesi 2010 – Saat-15.00
Yer:
İstanbul Özgür Üniversite



 
GÜNCEL YAZILAR

İNCELİK, GÜZELLİK, GENÇLİK

Cengiz Başkaya

 

Çağımız insanı tarihte hiç olmadığı ölçüde bedenine yönelmiş durumda. Kimliği oluşturan en önemli ve neredeyse tek unsur kişinin vücudu. Toplumsal kültürü etkileyen araçlar incelik (bedensel zayıflık), güzellik ve gençlik kavramlarını birer mit (efsane) durumuna getirdi. Gazete ve dergiler, televizyon, reklamlar, sinema filmleri, diziler, klipler, bilbordlar sürekli olarak bu efsaneyi besliyor. Gerçekçi olmayan standartlar yaratıldı. Özellikle kadın güzelliğinde sıskalık ölçüsünde zayıflık esas kabul edildi. Kadın dergileri, genç kızlara yönelik yayınlar, sürekli olarak olağan dışı zayıf modelleri lanse ederek sürekli bir arayışı tetikliyor. Aşırı zayıflığın neden güzellik ölçüsü olduğu sorgulanmaz duruma geldi. Bugün kadınların imrenerek seyrettiği mankenler ortalama sağlıklı kilonun yaklaşık % 23 altındadır. Burada zayıflık ölçüsünün gittikçe aşağı çekildiğine dikkat etmek gerekir. Bundan 40 yıl önce de mankenler ortalamanın altında kiloda idi ama fark sadece % 8 di. 1970 lerde sıska manken Twiggy’nin öne çıkarılması yeni eğilimin ölçüsü sayılabilir. Twiggy aslında hastalık derecesinde zayıf, kalça ve göğüsleri neredeyse olmayan sıska mankenlerin sembolü haline geldi. Anadolu’da bu tür vücut yapısı kabul görmez. Kadınların ağır işlerin üstesinden gelebilmek ve dayanıklılık  için güçlü kuvvetli olmaları zorunludur. Twiggy benzeri kızlar için yergi yollu bir söz vardır; “İki değneği çatmışlar, avrat diye satmışlar.”

Ortalama sağlıklı vücut ağırlığının neredeyse dörtte biri daha zayıf modeller neden örnek sayılıyor? Burada amaç kadınların önüne hiç ulaşılamayacak hedefler koymaktır. Ortalama nüfus içinde kedi yürüyüşlü mankenlerin kilosuna inme şansı tüm zorlamalara karşın % 7 den yüksek değildir. 17-34 grubundaki kadınların ancak % 1’i idealize ettikleri top modellerin ölçülerine ulaşabilir. Aslında normal kilonun çok altında inebilmek ve bu formu sürdürebilmek için mankenler de ağır bedeller ödemekte, ünlerini aç kalarak ve ruhsal sorunlarla boğuşma pahasına sürdürebilmektedirler.

Medya ve reklam sektörü tarafından bilinçleri saptırılmış insanlar sürekli arayış içinde. Şişman olmak zaten facia sayılırken normal vücut ağırlığı da hoşnutluk sağlamaz.  Hep daha zayıf olmaya çabalamalısın ve bu çabanın hiçbir zaman sonu gelmeyecektir.

13 yaşındaki kızların yarısının vücutlarından hoşnut olmadıkları belirlenmiş. 17 yaşına gelindiğinde ideal ölçülere sahip olmadığı için yakınanların oranı % 80 e çıkıyormuş. Sonuç ise özgüvenin zedelenmesi, depresyon, bitmek tükenmek bilmeyen sağlıksız diyet denemeleri. Aç kalarak zayıflamaya çalışma, öğün atlama, aşırı egzersiz, yediklerini zorlayarak çıkarma ilk akla gelen yöntemler. Ayrıca ishal yapıcı ilaçlar ve reklamlarla lanse edilen sayısız diyet ürününün tüketilmesi söz konusu.

Diyet endüstrisinin dünyadaki cirosunun 100 milyar dolardan fazla olduğu tahmin ediliyor. Diyet uygulama yaşı 9 yaşındaki kız çocuklarına kadar inme eğiliminde. Zaten kızlarda zayıflama arzusu çok küçük yaşta oluşturuluyor. Dünya oyuncak endüstrisinin sembollerinden Barbie üzerinde durulmaya değer bir ikon. Barbi oyuncaklarındaki vücut ölçülerine sahip bir kadın düşünülemez.  Bu ölçüde ince ve güçsüz bir bel vücudun üst bölümünü taşıyamaz. Barbi’nin karın boşluğuna karaciğer, mide ve barsakları sığdırmak mümkün değildir. Ölçüyü bu kadar kaçırır ve gerçek dışı standartlar belirlerseniz asla ulaşılamayacak hedefler için sürekli harcayan tüketiciler oluşturursunuz. Medya aktivisti Jean Kilbourne’nin deyimiyle milyarlarca insan magazin dergileri ve televizyon reklamları tarafından medya endüstrisine satılmıştır.

ABD de yapılan bir araştırmada televizyon dizilerindeki kadınların çoğunun düşük kilolu, sadece 20 de birinin ortalama kilonun üstünde olduğu belirlenmiş.

Kilo vermek isteyenlerin sadece % 30’u normal kilonun üstündekiler. Genç kızların iştahlarını kontrol etmek için başvurdukları, sonuçları son derece zararlı bir yöntem de sigaraya başlamaktır.

Kadınların baş korkuları arasında bedensel çekiciliklerini yitirmek ve yaşlanmak geliyor. Çünkü güzel ve çekici olmak şart, yaşlanmak ise kabul edilemez ve adeta utanılacak bir durum. Artık yaşlılık doğal bir süreç olmaktan çıkıp, engellenmesi, en azından gizlenmesi gereken bir olgu sayılır oldu. Ağaran saçlar sürekli boyanmalı, yılların izlerini taşıyan  yüz kırışıkları abartılı makyajlarla kapatılmalı, gevşeyen cilt bölümleri mümkünse ameliyatla gerdirilmelidir. Vücut yağlarını sözde eriten aletler, kremler, güya sellülitleri gideren pomadlar satın alınır. Çünkü bilinç sapmıştır. Zayıflık, gençlik ve güzellik efsanesinin dışına düşme tehlikesi söz konusudur. Genç kalmak zorunlu sayıldığından yaşlananlar özgüvenlerini yitirmekte, mutsuz olmaktadırlar. Yaşlanabilmenin aslında bir başarı sayılması gerektiği unutuluyor. Yaşlıların sahip oldukları deneyim önemini yitiriyor. Onlar akıl danışılacak büyükler değil, gençliklerini yitirdikleri için değersizleşen varlıklardır. Genç kız ve kadınlara yönelik dergilerde kilolu örneklere rastlanmadığı gibi yaşlı kimselerin resimleri de pek görülmez. Orada yapay ve gerçek dışı bir dünya oluşturulmuştur. Aslında kimse kusursuz sayılamıyacağından modellerin resimleri üzerinde oynanarak kusurlar giderilir. Filmlerde ışık oyunları, çekim hileleri ile aktristlerin olduklarından daha zayıf, daha uzun boylu görünmeleri sağlanır, aşırı makyaj uygulanır. Günümüz medyasında sıradan (normal) insana adeta yer yoktur.

Yerleştirilen yanlış standartların sağlıklı bir eleştiri ile gözden geçirilmesi gerekiyor. Kimliğin sadece bedenle değil, başka birçok özellikle belirlendiğini unutmamalıyız.

 

 

Untitled Document

ÖZGÜR ÜNİVERSİTE

2010 BAHAR DÖNEMİ SEMİNERLERİ BAŞLIYOR….

Açılış Semineri
" KALKINMA DİYE BİR ŞEY VAR MI? “

Konuşmacı:

FİKRET BAŞKAYA

Dinleti:
Deyişler Nefesler Topluluğu

Programın Tamamı İçin Bak

Tarih:
20 Mart Cumartesi 2010 – Saat-15.00
Yer:
İstanbul Özgür Üniversite

 

.................................................................

 

YENİ YAYINLAR

Stalinizm
Bir İdeolojinin İflası

Sayfa: 248
Fiyatı: 14 TL

.................................................................

Kapitalizmden Uygarlığa

Sayfa: 266
Fiyatı: 15 TL

.................................................................

Türk Kimliğinin Yaratılması ve
Ulusal Kimlik Sorunu Üzerin

Sayfa: 144
Fiyatı: 10 TL

..................................................................

Resmi Tarih Tartışmaları 8
Türkiye’de “Azınlıklar”


Sayfa: 390
Fiyatı: 18 TL

Sefaletin Yoksulluğu Kovduğu Bir Dünya


Sayfa: 348
Fiyatı: 16 TL

Resmi Tarih Tartışmaları 7


Sayfa: 278
Fiyatı: 14 TL

SEVR BİR ÖCÜ MASALI


Sayfa: 219
Fiyatı: 12 TL

: RESMİ TARİH TARTIŞMALARI 6


Sayfa: 451
Fiyatı: 22 TL

:Seçilmiş Yazılar 2

Gıda yardımı alan bir kadın
Seçilmiş Yazılar 2
Sayfa: 336
Fiyatı: 15 TL

: Ekonomik Kurumlar ve Kavramlar Sözlüğü


Sayfa: 1449
Fiyatı: 47 TL

: RESMİ TARİH TARTIŞMALARI 5


Sayfa: 198
Fiyatı: 12 TL

:Sevr'den Lozan'a Kürt Sorunu ve Kemalist Hareket


Sayfa: 462
Fiyatı: 22 TL

:: Marksist Ekonomi El Kitabı


Sayfa: 685
Fiyatı: 27,50 TL

: Köylü ve İşçi Mücadeleleri


Sayfa: 411
Fiyatı: 22 TL

: KALKINMA SÖZLÜĞÜ
Sayfa: 494
Fiyatı: 25 TL

: RESMİ TARİH TARTIŞMALARI 3


Sayfa: 373
Fiyatı: 16 TL

:: RESMİ TARİH TARTIŞMALARI 4


Sayfa: 233
Fiyatı: 14 TL

:: ULUSALCILIK

Sayfa: 180
Fiyatı: 10 TL

:: RESMİ İDEOLOJİ SÖZLÜĞÜ
Sayfa: 728
Fiyatı: 30 TL

:: REEL ATATÜRKÇÜLÜK
Sayfa: 288
Fiyatı: 12 TL


::KAVRAM SÖZLÜĞÜ II


Sayfa: 642
Fiyatı: 30 TL
 
 

 



Mail Grubumuza Üye Olun

Lütfen e-mail adresinizi giriniz...


Untitled Document
 
Merkez: Menekse Sokak 16/8 Kizilay-ANKARA
Tel: (0 312) 418 32 41 - Faks: (0 312) 418 32 87 e-mail:ozguruniversite@ozguruniversite.org
Istanbul Sube: Kumbaraci Yokusu 57/3 Tünel- Beyoglu
Tel: (0 212) 243 54 81 - Faks: (0 212) 249 12 92 e- mail:istanbul@ozguruniversite.org


 
2006
Başlangıç Tarihi: 17 Şubat 2003